Sohbet 4


Değerli Canlar özümüz Fakiri Fukara olarak, Sohbete katılmak üzere olan tüm kardeşlerimi Allahın huzurunda selam'lıyorum.

Sohbet derin bir olaydır, içimizdekini dışarı vurma olayıdır, Sohbet olmayan yerlerde ilk Nefsin ve Şeytan'ın çemberinde dolaşmak gibi olur. Doğruları, Adaleti, Birliği, Yanlışı ve Yol erkanını konuşmak yüçe Allah'ın yanımız'da olması demektir ve bir hayat İbadeti sayılmaktadır.

Bu üç ölçümlü Deryamızda (Dünüya'da), Şeyhtanın çirit oyndığı alanda tüm İnsanlığı Ehlibeyt'in Sancağın ve son kurtuluş İslam- bayrağın altında, Ehlibey'tin doğruluğunda birleşmsidir.






Türkiye'yi ve Alevi toplumu neler bekliyor?

Değerli Canlar Alevi toplumunun ve Türkiye'nin kaderi ikiside aynı yolu paylaşmakta mı, yoksa ayrımı?

Ilk önçe türkiye'nin bir fotorafını oluşturalım ve ne görüyoruz fotorafta.

Ergenekoncular ve olmiyanlar!

Gerçekten Türkiye sadeçe bu mu? Tabiki hayır, bu fotorafı bize gösteren ve göstermek istiyen aynı filmi bize geçmişte Aydın Menderes zamanında da gösterildi

Menderes ve Tayib Erdoğanın Ordu kendilerine tehlike olaçağından dolay, Orduya karşı aynı politikayı uygulamışlardır ve çok benzerlikler görüyoruz.

Biz Aleviler ve Türkiye Halkları ayrı bir görüş açısı vardır, oda gerçeklere kendimizi kapatmadan daha ki Osmanlı'dan 1839 yılında Gülhane Hatt-ı Şerif'inin okunmasıyla başlayan modernleşme ve yenileşme döneminin adıdır. Sözcük anlamı "düzenlemeler, reformlar" demektir ve Osmanlı Devletinin yıkımıyla, Türkiye Devletinin kurulması ile Lozan antlaşması ile beraber Emperializme karşı beli tavizler vermiştir.

(kaynak: Soner Yalçın kaynağını okuduktan sonra bu yazıyı okumaya devam edin ( Şimdilik lütfen Tıklayın ) )

Latin Alfabe devrimi, Şapka devrimi, Çarşafa karşı devrim, vs,vs..., tamam bir Burjuva Demokratik Devrim önderliğinde, bir Türk Halkların kurtuluş mücadelesi vardır ve Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, bir Kemalist hareketin ve sistemin türkiye halkların üstüne bir elbise yapılmıştır ve bunu da bütün türkiye halkları canı gönülden desteklemiştir, olayın farkında olmadıklarından ve Emperialist politikaya karşı türkiye halklarının siyasi terçübesi olmadığından dolay, bu burjuva demokratik devrimi ve Atatürk önderliğinde kabul etmişlerdir, zamanın şartlarında başka bir önderin bu kadar güçlü bir şekilde halk içinde bağlar oluşturmamış ve kök salmamıştır ve bir demokratik bir halk devrimini ne yazık ki oluştumamışlar.

Şimdi AKP, Menderes ve Özal gibi neo libarellizmi savunduğunu açıklıyor ve dünya ( yani Emperilizm'le) ile bütünleşmeyi ve neo libarelizm ekonomi ile Emperializme daha fazla bağımlı olmasını istiyor, kim istiyor? Emperialistler istiyor ve AKP'de onun baş aktörü rollünde ve onların bir dediğini iki etmiyor ve Menderes, Özal gibi.

Diğer Partilere bakıyoruz onlarda Devlet'çiliği savunuyor gibi yapıyorlar, ama gerçeklere bakarsak, AKP ile paslaşıyorlar.

Nasıl ki Demirel ve Eçevit gibi, ilk zamanlarda bir, birilerin yüzünü görmek istemiyen, ama ömürlerin son bölümünde baktıki bir, birinin bir dostu gibi hareket etmeye başladılar ve 1970 yıllarında Halkı ikiye ve üç’e böldüler bu filmin tekrarını Taib Erdoğan ve Deniz Baykal‘da ve diğer Parti‘lerde görüyoruz, ama bu sefer bölümmeler halk içinde çok orantalı sehir ediyor, ha bu demokrasi’mi? Hayır bu halkı parçalamak için bir fırsat ve halkın birleşmemesi için bütün türkiye’deki faşist Partiler bu gaye ve amaç için müçadelesini Komprodorlar ve Büyük Toprak Sanayıçıların ve Sahiblerinin ( Emperializim’le iş birliği içinde olanlar) el, ele vermiş ve Halkı koyun sayarak kurtlar gibi saldırıyorlar.

Ha şimdi çok bilimsel mi anlatıyorum? Hayır, bunu herkes biliyor ama, ne yazık ki Halkla konuşurken, onlar bunu şöyle söylüyorlar!

Biz ne yapa biliriz.
Güçümüz ne.
Biz onları seyir edip duruyoruz.
Bir bize bak, birde onlara bak.

Biz bu bakış açısını daha da çoğalta biliriz, bençe o kadar da vahim değil bir kısım Halkımızın anlatımları ortada, biz değişim istiyoruz ama önderimiz hanı? Bizi savunuçak ve Halkın çıkarını, kendi çıkarından önçe tutan o önder Şahıs ve o önder Kadro nerede? Bu olmıyança biz birşey yapamayız.

O zaman soralım kendimize Alevi toplumu olarak.

Biz hangi sistemi savunuyoruz? ( Biriniçi bölümün sonu)
Yazan: Fakiri Fukara








Refarandum

Ezilen toplum için ne anlam tasır?

İktidarın Bir şey değiştirmez bir tiyatrosumu bu?

Değerli Canlar önce refarandum ile ilgili burjuva demokratik sınırlarını geçmeyen refarandum
anlayışı kendi çıkarlarını zedeliyemiyeçek bir şekilde halkı halüsinasyon ( algı yanılmaları ) veya fata morgana ( optik yanılma ) senaryolarını ( filmin kâğıt üzerindeki ilk halidir. Sinemada ya da televizyonda gösterilmek üzere, çekim için hazırlanan yazıdır ), yani bir hayal dünyasında bakın biz size demokratik hakınızı kulandırma fırsatını veriyoruz, bunu iyi kulanın diye bize fikir asimilesini uyguluyorlar ve bütün Türkiye kanallarında bize yuturmaya çalışıyorlar, işte size iyi birkaç örnek de verebiliriz, ATV, Star Tv, Kanal D, CNN, NTV, Hilai TV, Samanyolu TV, TRT 1- 6 kadar, Cem TV, Yol TV,.... hepsi sistem içinde yoğrulmuş bir Ayran içeçek gibi bize sunmakta ve bizde içiyoruz, behinlerimiz Ayran gibi çalkalanıp duruyor ve bizde ne düşündüğümüzü şaşırmış ve çalkalanmış asimile halindeyiz.

Tam bir paranoyanın içindeyiz, devletin kendisi toplumu bu hale getirdi ve bu duruma entigre etti ve biz Alevi toplumuna diyorki bu emevi felsefesine bağlı muaviye kılıklı herif, bazıları ona sayın diye hitab ediyor, çünkü onların çıkarları vardır ve aynı sistemi savunan birisi oldukları için sayın ve bey efendi olarak kendilerine uygun görüyorlar, bizde ise onlar halk düşmanları olarak görmekteyiz.

Emevi felsefesine bağlı muaviye kılıklı herifin basında söylediklerine bir bakalım: Özellikle AKP’nin üst yargıda belli bir mezhebin kuşatması olduğunu söylemesi, yine Tayyip Erdoğan’ın Çorum konuşmasında ‘Alevilerin katli vaciptir’ diyen Ebu Suud’tan bahsetmesi, yine yargı tartışmalarında gelmiş geçmiş Adalet Bakanları sürecinde sadece Mehmet Moğultay ve Seyfi Oktay’a atfen konuşmaları ve dedelerin vesayetinden bahsetmesi bu Alevi refleksini etkilemiştir.

Ebusuud laneti ve zalimi hakında bilinen kısa bilgiler alıntılar yazar Ali Makal'dan alınmıştır; Osmanlı İmparatorluğunda Şeyhüislamlık yapmış ve verdigi fetvalarla meşhurlaşmış bir zattır. Çeşitli kaynak ve yazılardan edindigimiz bilgilere görede durumu açmaya çalışacağız.

Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman ve sonrasındada Şeyhüislamlık yapmıştır. Şeyhüislamlığı döneminde "dünya işlerini düzenliyen örfi kanunları şeriatla bağdaştırmıştır."

Tasavvufi akımlar karşısında sert tavırlar takınmasıyla anılır.

Soru şöyle; "Kızılbaş topluluğunun dine göre topluca öldürülmesi helalmidir? Bunları öldürenler gazi ve öldürme sırasında ölenlerde şehit olur mu?" -Ebusuud'un cevbı ise şöyledir; " Kızılbaşların topluca öldürülmeleri elbette dinimize göre helaldir. Bu en büyük ve en kutsal savaştır. Bu yolda ölmekte şehitligin en ulusudur." şeklindedir. (alıntı. Yavuz Sultan Selim ve 40 bin alevinin katli, yazısından)

Evet işte bir Eğitim kurumuna adı verilmiş bu Şeyhüislam ve digerleri, Alevilige, Kızılbaşlığa, genel olarak insanlığa olmaz düşmanlıklar yaratmış, kırdırmış, katlettirmiş, ileri gelenlerini ise başını keserek, derisini yüzdürerek, ateşlerde yakarak katlettirmiş zatlardır. Onların ektikleri o tohumlar ise günümüzde o düşmanlığın devamı olarak saldırganlıklarını devam ettirmektedirler. Ve onların söylemi ile "Cenettin anahtarı olarak alevi-Kızılbaş katliamları oluyor." Bunları bilenlerde insan katletmeyi bir marifet ve sevap sanıyorlar.

İsmail Maşuki ve 12 müridi, Kanuni zamanında Sultan Ahmet meydanında kafaları kılıçla uçurularak katledilmişlerdir. Bosnalı Hamza Bali ha keza başı kılıçla kesilmiştir. Nesimi'nin Halep'te derisi yüzdürülerek öldürülmüştür. Hurifilerin önderi Fazıl Tebrizi'yi ateşe atarak yaktırmışlardır. Kısaca korku ve terör üzerinde bir din imparatorluğu yaratmışlardır. Din adına verdikleri fetvalarda, bugün hala gözleri kör, insanları yok etmeye devam ediyor.
İşte Akp ve Devlet, Alevi açılımından samimilerse, tüm bu kötülüklerin, kıyımların üstünü örtmeden, alenen yüzleşebilecek mi? Ebusuud'un adını o İlköğretim okulunun tabelasından silebilecek mi? Samimiyetlerini bu alanda test edelimde görelim... ( Internete: nokta haber yorum'da Ali Makal'ın yazısında alıntı alınmıştır.)

Ali Makal kardeşimizide eleştirmek yanlış olmaz, neden mi? Bir Canavar insanları katletmeye, Osmanlı döneminde fetva çıkarması, ona ' bir zattır ' demek doğru olurmu, bana kalırsa o fikirde olanların çemberine girmek gibi Bir şey sayılmaktadır, yani asimile olmak gibi Bir şey veya Makeveli çemberine girmek gibi ( korkudan veya kırmadan anlatmak ve düşman durumuna düşmememek ) Can kardeşim herşeyi güzel konuyu anlatmışın, ama çekinmeden yüzüne gerçeği vura, vura anlatacaksın, korkmadan ve eğrilip bükülmeden.

Kendine Alevi diyen birkaç Federasiyon ve yönetiçileri, geçmişte Fethullah Gülle'nin Aband toplantılarında 2007'de katılmış ve meşru göstermiş ve bu son 2010 yıllı Aband toplantılarında bir kısmı katılmamış, ama geçmişte Aband Platformuna katıldığından dolay sözüm ona saygın bir kurum haline gelmiş gibi gösterilmektedir. Bunun arkasında kimler var ABD, Avrupa Emperialisteri ve Türkiye uzantıları TÜSİAT, MÜSİAT ve onların Türkiye Partileri ve BDP yandaşları (PKK) ve onlara bağlı olan yukarda belirtmişolduğum Yayın ve Basın organları.

                                
                             Vesayet anlamı nedir
?


          Anlam: Vasilik
Örnek Metin: Vesayet ve himaye altına giren bir devlet istiklalini yitirir
                        (Sömürünün altına girmek, Devletler açısından bakılırsa)



Şimdiye kadar kimin Vesayetin'de idi Türkiye Cumuriyeti Devleti? Tabiki her zaman olduğu gibi şimdiye kadar faşist iktidarların ve onların babaları Komprodor Burjuva (Emperiyalist İşbirlikçisi olan) TÜSİAT ve MÜSİAT' ın ve bunların Vesayeti altında ve himayesi altına giren Türkiye'deki Partiler, dolaylı olarakta Emperiyalistlerin bonduruğuna girerek, Türkiye Halklarını sömürmektedir.

Bunu doğru anlamamız araştırmamız gerekmektedir.

Kimin kuşatmasında bu anda Türkiye halkı ? AKP bu anda Türkiye Halklarını sömürmekte ve Türk devletini ABD Emperiyalistlerin bir gurubuna Vesayeti vermiştir ve bu anda yer üstü ve yer altı zenginliklerini çalmaktadırlar ve Ordu'ya yan gelip yatma yeri değildir, diyen Muaviye kılıklı adam , Ordu'yu ABD Emperiyalizime teslim etmiştir.

Bu soruları muğlak bir şekilde bırakılırsa, o zaman herkese ve her guruba saldırma imkanı mükemel bir şekilde doğar ve iktidar infaza girişebilir, geçmiş yakın tarihimizde Alevi toplumuna karşı katliam yapıldı, bunun çok örnekleri var ve geleçektede olaçak ve tetbirlerimizi almamız ve savunma haklarımızı ve hatlarımızı açık, açık belirtmemiz gerekmektedir ister yurt içinde, ister yurt dışında olsun.

22.Abant Fethullah Güllen Platformu 25-27 Haziran tarihlerinde “Vesayet ve Demokrasi” başlığı altında Abant'ta gerçekleştirilmiştir.


3. Vesayet sadece anayasal hukuki düzeyde kurumsal olarak karşımıza çıkan bir demokrasi engeli olmayıp aynı zamanda bir siyasi kültür temelli zihniyet kalıbı niteliğindedir.

4. Bu yönleriyle vesayet demokratik işleyişi engelleyerek siyasi, sosyal, ekonomik nitelikteki ulusal ve uluslar arası sorunların çözümünü güçleştirmektedir.

5. Bugün karşı karşıya bulunduğumuz Kürt, Alevi, başörtüsü, azınlıklar, din-vicdan, ifade ve örgütlenme özgürlüğü gibi meseleler ve komşularımızla ilişkilerde yaşanan sorunlar vesayetçi engellemeler nedeniyle çözülememektedir.

Değerli Canlar bu yezit'in ve muaviye'nin Aband Platformunu inçelemek ve size sunmak boynumuzun borçudur.

Kompradorların kendi arasında ki dalaşmaların, tabiki Uluslar arası mekanizmadan kaynaklanan gelişmelerin ülkemize ve bölgemizede işaret etmektedir. Bu akımların karşısında duran Kompradorlar sayıflamakta onun yerine diğer İşbirlikçiler devreye girerek Vesayetini
 ( Sömürüsünü ) geleçekteki İktidarı kurarak halkı pençesine alan bir politika uygulamaktadır,değişen ne?

Gelelim şimdi Türkiye'deki demokrasiya veya yargıya, saten yargı mülkün temeli değilmidi? Eyy Halkın mahkemeleri ve Halkın bağımsızlığı nerede?

Emevi Felsefesini kendine siper yapan AKP Nakşibendi gurublarını ve Nurçu cematini kendi içinde barındıran faşist ve neo libaralist Arab vahabi , Yahudi siyonist karışımı ve Emperialist AIPAC Lobisinin Deccal evlatıdır.

Anlam bu ki AKP 'nin Babası Obama , Annesi New York'ta ki AIPAC Yahudi Lobisi bir gurubu ile ilişkili ve Vesayet'in (Sömürünün) onlara verilmesini istemektedir.

Muaviye kılıklı herifin Çorum mitinginde konuşamsı:

yine yargı tartışmalarında gelmiş geçmiş Adalet Bakanları sürecinde sadece Mehmet Moğultay ve Seyfi Oktay’a atfen konuşmaları ve dedelerin vesayetinden bahsetmesi bu Alevi refleksini etkilemiştir.

Eyy Can kardeşlerim Mehmet Moğultay ve Seyfi Oktay Adalet Bakanları olmadılar mı? Bu şeref sadeçe Komprodorların sistemine uygun insanlardan seçilmiyormu? Bunlar Alevi toplumundan olsalar bile, baraj olmaktan hariç ne yapmış ve ne vermişler? Alevi toplumuna, hiç bir şey veremedikleri gibi, sadeçe lafta Kemalistlerin hizmetinde çalışmışlar ve sünni Muaviye emevi felsefesi ağırlık kazanmasına dolaylı olarakta istemiyerek de olsa, Emevi felsefesine karşı çıkmıyarak hizmet edilmiştir.

Buna benzer niçe kendine Aleviyim diyen bu sistem içinde Emevi devletine hizmet eden ve ekmek parasını kazanan tüm canlara sesleniyorum: Bu İktidar Faşist Emevi, Vahabi Felsefesine bağlı olan bu Türk Devletini tutsak hale getiren ve Türkiye halk tabakalarını baskı altına alan bir İktidardır.

                        

                           Yanlış yerlere hizmet etmeyin!


Gadir Hum'da Peygamberimizin (SAV) son veda haç'ın da sözlerini bir hatırlıyalım!

Allah benim mevlamdır, bende mü'min lerin mevlasıyım.
Ben kimin mevlası isem, Ali'de onun mevlasıdır.
Allah'ım! Ali'yi seveni sende sev! O'na düşman olana sende düşman ol!
Allah'ım Ali'ye yardım edene sende yardım et!
O'na alçaltanı sende alçat!
Allah'ım hak neredeyse Ali'ye hakla birlikte kıl!
Allah'ım ! Ali'yi seveni, sende sev .
Ali'ye buğz edene, sende buğz et.
Ey insanlar bilinz ki, her zaman hak Ali iledir, Ali hak iledir.
Allah'ım Ali'ye yardım edene , sende yardım et. (Tekrar)
O'nu alçaltanı sende alçat.


Bu Allah'ın sözüdür ki, şimdi bana vayh olundu.: Bugün size dinimizi kâmil kıldım üzerinize nimetimi Tamamladım ve sizin (Ehli Beyt) için din olarak İslam'ı beğendim ve hoşnut oldum....
(Kuran'ı Kerim'de: Maide 3).


Ehlibeyt kurani natiktir yani yaşayan kurandır Ehlibeytsiz kuranın bir anlamı yoktur nitekim peygamberi şöyle buyurmustur: BEN SIZE İKİ EMANET BIRAKIYORUM BİRİ KURAN BİRİ EHLİBEYTİM VE İTRETİMDİR BUNLARA SARILDIĞINIZ MÜDDETÇE ASLA DELALETE DÜŞMEZSİNİZ.

Bunu inkar eden Faşist AKP iktidarı Emevi felsefesinden vaz geçmiyerek Fethullah Gülen ile işbirliğinde bu iki emanete saldırarak Hakk, Mohammed ve Ali yoluna (Felsefesine) saldırarak asimile etmek istiyorlar, ama nafile yolumuz belidir Hakk'a gitmek var, dönmek yok.

Böyle bir Emevi Devlet anlayışına, biz Alevi toplumu olarak karşıyız.
Türk ordusunun Emperiyalistlerin, çıkarlarını korumak amaçla kulanılmasına karşıyız.
Türk ordusunun Türkiye Halklarına karşı çıkmasına karşıyız.
Türk ordusunun AKP,CHP, MHP ve BDP, parlemto için deki Parti'lerin ve ekonomik güç olan Komprodorların ve büyük Toprak sahiblerin araçı olmaktan çıkması.
Türk ordusunun AKP, Fethullah Gülen ve diğer Cemaat'ların figuri haline gelmesini karşıyız.

Bu Türk ordusunun için de, halkın evlatları var ve halkın çıkarını savunmadan, kimin evladını - kime kırdırıyorsun ve kimden Müsaade aldında, gelmiş bu sefer ben devletim diyorsun, sen olsa, olsa Yezit ve Mauviye Emevi Cemaat'lerin gölge İktidarı ola bilirsin, ama Türkiye Halkların ve ezilen insanların iktidarı olamasın, bundan sonra halk evlatılarını ve delikanlarını o kadar basit bir şekilde, kurban etmene izin  vermiyeçek, yolunuz kapanmıştır, engelemek için bunun da yolları vardır tabi .

Alevi toplumunu katli vahçib diyeçeksin ve diğer yandan Emevi ordusuna çağıraçaksın, böyle bir safsata ve böyle bir akıl-mantık görülmüşmü hiç?

Demek oluyorki sen Türkiye Halklarını o kadar hiçe sayarak, halka rahatlıkla bu kadar açık, açık hiç yerine koyuyorsun ve diyorsunki gel Anne'ne, Baba'na ve kardeşlerine saldır diyorsun, hiç sana bu konuda Müsaade verirmiyiz.

Avrupa birliğine girmek istiyorsun, Avrupa ve Alman yasalarında Vicdan ( Kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç, "Tüm insanlar dünyaya, kafa ve yüreklerinde bir iç mahkeme ile gelirler. Bunun adına vicdan denir )

konusunda kendi değer yargılarıyla birey kendisi ile sorumludur, yani bir birey bu ordunun haksız bir yere İnsanların katli helal diyorsa. O zaman, o insanlar Vicdan değerlerini ortaya atarak orduya katılmamalarını isteye bilir.

Bu İktidarlar Avrupa yasalarına uymadığı taktdirde, bu iktidar ve gelçekteki iktidarlar, bu Ceza ve Hukkuk yasalarına aykırı diyerek, bu gençlerin emevi ordusuna katılmama kararı aldığında ve bu Emevi iktidarı bu gençleri Ceza'ya tabi tutarsa ve Vatan Haini ilan ederse tek bir yol kalıyor, onu da sizin düşünmenizi rica ediyorum.

Bu ana kadar büyüklerimiz, bizi Laik bir devlet içinde beraberçe yaşamak istemi için de, laft da olsa böyle bir Kemalizim kalmamıştır. Türk Devleti bu anda Nakşibendiçilerin , Nurcuların ve diğer kendi aralarında bölünmüş Emevi Cematlerin vesayeti altına girmiştir.

Kısa olarak tarafları belirtmek istiyorum.

1. Ordu kendine ve Milletine İhanet etmiştir ve AKP İhanetin merkezidir.
2. TÜSİAT ve MÜSİAT ortak bir şekilde öyle veya böyle İhaneti desdeklemiştir.
3. Komprodorlar ( işbirlikçi) ve Büyük Toprak Sahiblerin ( Türk veya Kürt) AKP desdeklemiştir.
4. Emperiyalizim genelinde APK desteklemektedir.
5. AKP ve Pkk ( Nakşibendi ve Nurçu Cemaatler tarafından destekli )yeri geldiği zaman ortak hareket ederek paslaşıyorlar desteklerini paylaşıyorlar örnek olarak Refarandum.
6. Diğer parlamento için deki Partiler bunlarda öyle ve böyle desteklerini birbirine esirgemediler.

Bundan sonra ne olaçak.......?
(yazan: Fakiri Fukara)