Sohbet Sayfası 5



Değerli Canlar özümüz Fakiri Fukara olarak, Sohbete katılmak üzere olan tüm kardeşlerimi Allahın huzurunda selam'lıyorum.

Sohbet derin bir olaydır, içimizdekini dışarı vurma olayıdır, Sohbet olmayan yerlerde ilk Nefsin ve Şeytan'ın çemberinde dolaşmak gibi olur. Doğruları, Adaleti, Birliği, Yanlışı ve Yol erkanını konuşmak yüçe Allah'ın yanımız'da olması demektir ve bir hayat İbadeti sayılmaktadır.

Bu üç ölçümlü Deryamızda (Dünüya'da), Şeyhtanın çirit oyndığı alanda tüm İnsanlığı Ehlibeyt'in Sancağın ve son kurtuluş İslam- bayrağın altında, Ehlibey'tin doğruluğunda birleşmsidir.



Yazan: M. Ali

Tarih: Cuma günü, 26.06.2011, saat 23:42


Öncelikle herkese selam ve saygilarmimi sunuyorum bu siteye ilk defa girdim ve cok harika bir site memnun oldum basarilarin devami iyi ki varsiniz canlar.



Cevap:

Değerli Can Ali Bey Sitemizi çok beğenmişsiniz, bizi çok sevindirdiniz ilginizden dolay teşekür ederiz ve manevi desteklerinizi bizden esirgemeyin.

Ehlibeyt'in güller bahçesinde sizi sürekli bekleriz, sohbetimiz Hüüdaaa katında  kabul olsun.



Yazan: Umut

Tarih: Pazar günü, 10.06.2011, saat 16:16


Halil öztoprak-kuranda hikmet tarihte hakikat  kitabı bende mevcuttur sağolsun dedem saklamış..



Cevap:

Değerli Can Umut Bey, Halil öztoprak kuranda hikmet - tarihte hakikat kitabı'nı dedeniz vazitası ile elinize geçtiğinizi söylüyorsunuz, buna çok sevindik ve Allahın gizli Velilerinden Halil Öztoprak dedemizin kitabın'dan sorularınız veya sohbet etmek istediğiniz konular varsa Ehlibeyt'in Gül bahçesinin kapıları sizin için her zaman açıktır.



Yazan: Berk

Tarih: Pazarertesi günü, 15.08.2011, saat 11:53


'Iyi gunler,

sayfayi google'den buldum ve baya derinlere girildigine gore birsey sormak istiyorum.
Erzurumdaki Seyyit aileler bellimi ozellikle askale ve horasanda

veya nerden bulabilirim?

Esen kalin'


Cevap:


Sohbetimiz bire, bir devam ediyor.



Yazan: veli güzel

Tarih: Pazarertesi günü, 16.09.2011, saat 20:33


' Bilgi almak isterim.sitenize üye olmak istiyorum. Başarılar.'



Cevap:

Degerli Can,


bizim kapımız hakk ve adaleti ariyan bütün canlara acıktır, kendinde hakk´ı ve adaleti arayan ve etrafına adaleti dağıtan Adem (İnsan) her zaman Dergah´ımıza hoşgelmistir ve ayreten bize göstermiş olduğunuz ilgiden dolay teşekür ederiz.
Bilgi almak istiyorsunuz, nasıl bir bilgi, bu konuda bize yardimci olursanız memnun oluruz?
Bu sitemiz Dergah´in bir kapısı gibi dir ve bir Dergah gibi bir işleyişi vardır.



Yazan: Uğur dağdaş
Tarih: Pazar günü, 25.09.2011, saat 12:24

'herşey var ne güzel okadar aradım sizin gibi bilgi veren yok herkes başka dertte.öğretim yok kimse neyin doğru neyin yalnış olduğunu bilmiyor.'



Cevap:


Degerli Can,

Ehlibeyt´in gül bahçesine hoşgeldiniz ve sefalar getirdiniz, sayfamız hoşunuza gitmiş ise bizi çok sevindirdiniz Yüce Hüdaaaa´da sizi de sevindirsin.

Elimizden ne geldi ise bizde Yüçe Mevlamın izini ile ve Aşıkların Hikmeti ile Hakk yolunun gerçeklerini canlara anlatmaktayız, çünkü bütün insanlar bizim Talibimiz'dir ister bizi bilsin veya bilmesin biz onların Mürşidiyiz.

Bir gün Ahmedi Topluluğundan bir canla sohbet ederken, kendisi Allah'ın bu fakir kuluna bunu söyledi: Değerli arkadaşım biliyorsun bizim de bir Mürşidimiz var ve biz ona bağlıyız ondan dolay sana ve dergahı'na bağlanamayız dedikten sonra sustu ve cevabımı dikatle ne diyeçeğimi bekledi.

Bizim cevabımız çok açıktır, biz bu dünya da bütün insanların Mürşidiyiz ve beklentimiz tüm insanların Hakk'ın yolunu kavraması ve Ehlibeyt'in ve Kuranı Kerimin Hakk yolunu kavramasıdır ve İrşad yoluna girmesi ve Allah'ı Tala' nın gerçek Mürşidini tanımasıdır.

Değerli dostum, Mürşid o dur ki birşeyler beklemiyen ve sadeçe verendir ve alan değildir, onun içindir ki bizim için Hakk'ın yolu adaleti nasılsa ve bizde onun adaletinde yolumuza devam etmek istiyoruz, nasıl ki üçretsiz yağmur yağdıran ve toprak'tan bedelini almadan insanlara meyvesini veren o Hakk değilmidir, bundan bir örnek alınaçak çok gerçekler vardır.

Can dostum, sizin bir yazınız daha geldi ve onu bu gün cevaplandıraçak durumunda bu anda değilim, ama yarın onu sizin için cevaplandıraçağım.



Yazan: Uğur Bey
Tarih: Pazar günü, 25.09.2011, saat 21:03


'ben sünnüyüm nasıl doğru yolu bulabilirim?yardım ederseniz sevinirim.eskiden alevi deyince ters düşünürdüm ama içine girdikçe nasıl yanıldığımı anlıyorum.bunlar hep cahillikten tanıdığım hiç bir aleviden zarar görmedim.



Cevap:


Değerli Can Uğur Bey,

Siz diyorsunuzki ben sünnüyüm nasil dogru yolu bulabilirim?

Değerli Can ben size nasil anlatayım kisa bir zaman dilimi içinde, Ehlibeyt´in yolu o kadar kolay değil ve o kadar da kolaydir ki hakk yoluna istekli talib (öğrenci ) olmak istiyene, ama sizden bir söz almak isterim gerçekten  Ehlibeyt Hakk yolunu ( Aleviliği) tanımak, ögrenmek, anlamak  ve kavramak istiyorsanız kapımız sizin için herzaman açıktır.

Dergah´mızın bir Talib´i olmanız gerekmektedir yani bizi bir Mürsid (Bir yol gösterici) olarak ilk olarak kabul etmeniz gerekir. Bu anda Türkiye´de ve Dünya´da Mürşid´i kamil olan Dergah´ı ile sohbet etmektesiniz değerli Can ,Yüce Hüüüdanın yolunda inşallah nasıb´lenirsiniz ve nasibinizi alırsınız.
Mürsid´ini tanımak ve bağlanmak herkese nasip olmaz değerli Can, bir hatırlayalım Mürşidimiz ve Pirimiz Haci Bektaşi Veli ve Yunus Emre´ye.

Haçi Bektaşi Veli dediki: Yunus´a gel ben sana nasib veriyim ve derğahi´ma alayım (egitim vereyim sana) Yunus kabul etmedi ve (kısa anlatıyorum) sonunda bunu kabul eti ve ilk önçe kabul  etmediği için 40 sene Taptuk Emre´nin yanında eğitim aldi ve dolayli Haci Bektaş Derğahı´na girmiş oldu ve ilk önçe:

Talib oldu ve kendisini tanımasını öğrendi

Hayat İbadeti öğrendi?

1. Kinçi olmamak
2. Kiskanç olmamak
3. Kibirçi olmamak
4. Kötü arzulara uymamak
5. Yalan söylememek
6. İftira etmemek
7. Dedikodu etmemek
8. Küfür etmemek
9. Bençil olmamak
10. Öfkeli olmamak
11. İnsani Kirmamak
12. Açeleçi olmamak
13. Haksız kazanç elde etmemek
14.Insanlarin Hakk ve Adaletini korumak

Hayat İbadetinde uygulanması gereken Nefsin ilk mertebesini öğrendi ve Mürşidi Kamil onunla beraber yol giti ve onun dertlerinle ortak oldu ve ona yol gösterdi, yani bizim öğretmek istedigimiz nedir?
Tabi ki Hakk yolunu bilmek ve ipine sarılmak ne demek?
Derine doğru dalmak ve kamil bir insan olmak. Kamil bir insan ilk önçe kendi zaaflarini bilmekle olur, yani kendi nefsine karsi eleştiriçi gözle bakmak ve kendi nefsine kanmamak ve ona karşi Hakk-Muhammed-Ali yolundan şeriatın´dan vaz geçmiyerek onun adaletini uygulamaktan geçer.
Size bir örnek vermek isterim!

1. Siz deniz kenarında bir kıyıda`sınız ve Ehlibeyt´in gemisine binmek istiyorsunuz.( Talibsiniz )
2. Gemiye bindiniz. (Derğah´a girdiniz)
3. Atla denize diyor Mürşidiniz ve siz atliyorsunuz. (Şeriat Kapısı)
4. Dal denize diyor Mürşidiniz ve siz dalıyorsunuz denize. ( Tarıkat Kapısı )
    Tarıkat Kapısında Mürşidini tanımak, bağlanmaktır  ve Ateş´ten gömlek giyinmektir.
5. Dal denizin karanlıgına diyor Mürşidiniz ve siz daliyorsunuz denizin karanlığına.(Marifet Kapısı)
    Kamil bir insan olmak demektir.
6. Denizin dibine ulaştınız ve bir Inçi tanesini buldunuz ve o inçi siziniz. ( Hakikat Kapisi)
    Bilur gibi temiz Hakk yolunda Hakk´ı tanımak bilmek ve görmektir ve irşad olmak demektir.

1- Tarıkat Kapısında  Hakk´ın adaletini öğrenmek :

a- Insanların arasındaki adaleti uygulamak
b- Tabiat´a karşı adaletli olmak
c- Doğa´ya karşı adaletli olmak
d- Hayvan alemine vijdanlı ve adeletli olmak

İlk olarak buraya kadar sizin mertebenizi ve sizi görmem gerekir ve bir ilk sohbet etmemiz gerekmetedir.

On dan sonra Dergah´a girmek için Maneviyetiniz kendini gösterir ve göstermez o zaman için de beli olur istekli iseniz Allah´i Tala Dergah´a girmenizi istemiştir demektir bu kendisini gösterir.

a- Muhib Talib oldu ( Şeriat Kapısını öğrendi)
b- Muhib Merşeb Talib oldu (Tarikat Kapısın´da Mürşid´ini bildi ve kabul eti)
c- Muhib Merşeb Aşik oldu ( Marifet Kapisin´da Arif bir insan oldu )
d- Aşik Merşeb oldu ( Hakıkat Kapısın´a Evliya yoluna adım atı )


Değerli Can siz süni iseniz bile o demek değildir ki Allah´ı Tala sizinle beraber değildir, Yüce Hüdaaa  her zaman sizinle beraber ve bütün insanlarla beraber, çünkü beraber olmasaydı siz benimle böyle bir istekte bulunamazdınız.

Sizden istediğim Telefon numaranız varsa verirseniz sizinle kisa sohbet etmek isterdim.

Değerli Can isterimki Yüçe Hüdaaaa sizinle beraber olsun ve irşad yolunu kolay kılsın.

Sevgi ve Saygılarımla
Fakiri-Fukara 



Yazan: Elif Hanım
Tarih: Sali günü, 13.12.2011, saat 00:32

merhabalar ben sitenizi çok beğendim. aklıma takılan bir iki soruyu cevaplayacağınızı umarak sizinle paylaşmak istedim. Ben bir alevi genciyim. yazılarınızda ibadetlerin gece yarısından sabaha kadar yapılacağını yazmışsınız.
Hz. peygamberimizin de acaba ibadet şekli böylemiydi onu merak ediyorum. eğer değilse nasıldı onu anlatırsanız sevinirim. bir diğer sorumsa şimdi ki kuran -ı kerim meallerinin gerçekle ilgisinin olmadığını belirtmişsiniz. gerçek kuran- kerimi siz sitenizde paylaşabilme imkanınız var mı ? eğer yok ise nerelerden edinebiliriz ? Bu konulara açıklık getirirseniz sevinirim çünkü peygamber efendimizin beş vakit namaz kıldığını yazıyorlar ,söylüyorlar bunlar doğrumudur değilmidir bilmek istiyorum .



Cevap:

Elif Hanım,

sitemizi beğendiğiniz için ve bizi bu konuda tastıkladığınız için teşekür ederiz. Elif hanım bizi sizi tebrik ederiz, soraçaksınız neden tebrik ediyorsunuz, çünkü siz bir alevi gençi olarak sitemizi ruhunu anlamışınız ve nokta sorularınızla daha da gerçekleri ( hakikatları) pekiştirmek için sorularınızı bilgili ve bilinçli bir şekilde sormaktasınız. Bundan dolay size geniş bir bilgi ve araştırma yöntemlerimizi tüm ziyaretçilerimize sunaçağız ve Elif hanım sorularıyla bu konuya daha geniş açıklama fırsatını verdiği için teşekür ederiz.

Sorularınız:
1.Kuran -ı kerim meallerinin gerçekle ilgisinin olmadığını belirtmişsiniz?
2.Hz. peygamberimizin de acaba ibadet şekli böylemiydi onu merak ediyorum?
3.Eğer değilse nasıldı onu anlatırsanız sevinirim?
4.Gerçek kuran- kerimi siz sitenizde paylaşabilme imkanınız var mı ?
5.Yazılarınızda ibadetlerin gece yarısından sabaha kadar yapılacağını yazmışsınız?


1.Kuran -ı kerim meallerinin gerçekle ilgisinin olmadığını belirtmişsiniz?

lk sorunuza dayanarak size bir örnek vermek istiyorum ve bu örnekten sonra size açıklık getirmek ve o zaman sizde bizi anlıyacaksınız.
Sizin sorunuz sitemizin kadir geçeleri konusundaki bölümüne dayanarak sormuşunuz.
Asırlardır hakın yolundan uzaklaşanlar, kadir gecesi için asırlardır –Ramazan Ayı geldiğinde bilinmeyen bir geceyi cemaatlerine uyarıp duruyorlar.
365-366. günün içinde gelip geçen 365-366. tane Gecelerin arasindan uydurma Kadir Gecesi icad edilerek ve icad olunan bu uydurma Kadir Gecesinin de hangisinin olduğu bilinmesin diye devamlı yalanlar üretilerek cemaatları aldatılıb duruyorlar.
Gerçekten de kuran’da Kadir gecesi deyimi vardır.
Örnek gösterdikleri 97/nci suredeki
Ama, manası değiştirilmiş olan bir Kadir gecesi vardır. Kuran’ın Kadir gecesinde indirildiği iddiası yapılan bu sureye verilen mêal ve manâ, şu anda tefsirlere işlenen şekli ile değildir.

Kadir ne demek?

Cinsiyet : Erkek
Kökeni : Arapça
Anlamı : 1. Değer, kıymet, itibar. 2. Parlaklık. 3. Kudret sahibi kudretli, kuvvetli, güçlü. 4. Allah'ın isimlerinden. Kur'an-ı Kerim'de 50'ye yakın yerde geçmektedir.

97/ Kadir süresinin türkçe meali: 1'den 5'ci Ayet'e kadar

1 ayet- İnna Enzelnâhu Fiy Leyl’etül kadr.
( Muhakkak ki, Biz, Kadr-i (Değerli) Yüceltilmiş Geceler yarattık.)

2 ayet- Vemâ Edrake Ma’leyl’letül kadr.
( O Kadri (Değerli) Yüce Gecelerin ne olduğunu bilirmisin?..)

3 ayet- Leyi’etülkadr-ı Hayr-ün Min Elf’i Şehr.
(O, içinde Hayır Olmayan Bin Aydan Daha Hayırlıdır.)

4 ayet- Tenezzelül Melâiketü Ver’ruh-u fîhâ bi izni rabbihim min kulli emrin.
(O geceyi İhya edenler için Melekler ve Ruh, Allah’ın İzniyle inerler)

5 ayet- Selâmun, hiye hattâ matlaıl fecr(fecri).
(Fecrin bitimine kadar Selam verirler.)


97/1-5'e Kadir süresinin tefsiri:

Yani, vaktine eriştiği geceyi ibadetiyle ihya eden bir Talib olan bir Mü’min için O gecesi, bir kadir (yani değerli bir) gecedir. Kimki, gecelerini böylesi ihya eder, içinde bulunduğu gecelerini değerlendirirse, o gecesi onun için aynen bir kadir (değerli bir) gecesi olur, değerli olur.Kadir gecesi, her akşam güneşin batıktan ve doğuşuna kadar, kişinin ihya ettiği, yani o gecesini ibadet ve tâat ile geçirdiği geceye denilir. İçinde bulunduğu gecelerini ihya eden, ogecesini ibadet ile geçiren, hatta çok az bir ibadet ile geçirenlerde Kadir Gecesinden nasiblerini alırlar. İbadetlerini ve zikirlerini bu inançla yapan her Mümin, Ayet emrine uyan Kadir (değerli veya kıymetli) gecesine erişmiş olur. Bilhasa gecelerin sabaha yakın vakitlerinde Allah'a yakın olanlar, Ayet emrindeki Melekler ve Ruhların selamlarına (İbadetlerine) nail olurlar.


97/ Kadir süresinin türkçe meali: 4. Ayeti Kerim'in 31 uzmanın karşılaştırması

Tenezzelul melâiketu ver rûhu fîhâ bi izni rabbihim min kulli emrin.

1. tenezzelu              :     inerler
2.el melâiketu           :     melekler
3.ve er rûhu               :     ve ruh
4.fî-hâ                         :     onda
5.bi                              :     ile
6.izni                           :     izni
7.rabbi-him               :     Rab'lerinin
8.min                          :     den
9.kulli                          :     herbir, hepsi
10.emrin                    :     emir, iş


İmam İskender Ali Mihr :
Melekler ve ruh, onda (o gecede) Rab'lerinin izniyle herbir emir için inerler.

Diyanet İşleri:
Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner.

Abdulbaki Gölpınarlı:
O gece melekler ve Rûh, takdîr edilen her iş için, Rablerinin izniyle inerler.


Adem Uğur:
O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar.


Ahmed Hulusi:
Melekler ve Ruh Onda tenezzül eder, Rablerinin izni ile her hükümden.


Ahmet Tekin:
Melekler, varettiğimiz ve koruduğumuz aslî düzenin bir bölümü olan ruhlar, büyük melekler, Rablerinin bilgisi, planı, iradesi dâhilinde, o gece kâinattaki tabiî, dinî, sosyal, siyasî, ekonomik ve idarî her türlü konu ve yeni dönemdeki planlama ile görevli olarak rahmet deryası halinde peyderpey inerler de inerler.


Ahmet Varol:
O gece, melekler ve ruh Rablerinin izniyle her iş için iner de iner.


Ali Bulaç:
Melekler ve ruh, onda Rablerinin izniyle her bir iş için inerler.


Ali Fikri Yavuz
O gecede melekler ve Rûh = Cebrâil Rablerinin izni ile, (o sene takdir edilen) her iş için arka arkaya iner.


Bekir Sadak
Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her turlu is icin inerler.


Celal Yıldırım
O gece melekler ve Ruh, Rablarının izniyle her emir (iş, durum, hüküm ve takdir) ile inerler.


Diyanet İşleri (eski)
Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler.


Diyanet Vakfi:
O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar.


Edip Yüksel:
Melekler ve Ruh (Cebrail) o gece Rab'lerinin izniyle tüm buyrukları yerine getirmek için inerler.


Elmalılı Hamdi Yazır:
İner peyderpey melâike ve ruh onda, izniyle rablarının her bir emirden


Elmalılı (sadeleştirilmiş):
Onda melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle (yapılacak) her iş için peyderpey inerler.


Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2):
Melekler ve Ruh (Cebrail veya Ruh adındaki melek) o gece Rablerinin izniyle, her iş için inerler.


Fizilal-il Kuran:
Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için iner.


Gültekin Onan:
Melekler ve ruh, onda rablerinin izniyle inerler; hepsi buyruktandır.


Hasan Basri Çantay:
Onda melekler ve Ruuh, Rablerinin izniyle, herbir iş için iner de iner. 


Hayrat Neşriyat:
Melekler ve Ruh (Cebrâîl), onda (o gecede) Rablerinin izniyle her bir iş için peyderpey iner(ler).


İbni Kesir:
Melekler ve Ruh, o gece Rabblarının izniyle her iş için iner de iner.


Muhammed Esed:
o gece melekler, Rablerinin izniyle ilahi bir esin taşıyarak bölük bölük inerler; (insanı) her türlü (kötülük)ten


Ömer Nasuhi Bilmen:
Onda melekler ve Ruh, Rabbilerinin izni ile her bir emirden iniverir.


Ömer Öngüt:
Melekler ve Ruh (Cebrâil) o gecede Rablerinin izniyle her bir iş için inerler.


Şaban Piriş:
Melekler ve Ruh, Rabbinin izni ile her iş için o gece iner.


Suat Yıldırım:
O gece Rab’lerinin izniyle Ruh ve melekler, her türlü iş için iner de iner...


Süleyman Ateş:
Melekler ve Rûh, o gece Rab'lerinin izniyle her iş için iner de iner.


Tefhim-ul Kuran:
Melekler ve ruh, onda Rablerinin izniyle her bir iş için inerler.


Ümit Şimşek:
Melekler ve Ruh, herbir iş için, Rablerinin izniyle o gecede yeryüzüne iner.


Yaşar Nuri Öztürk:
Melekler ve Rûh, Rablerinin izniyle o gecede her iş için iner de iner!


Değerli Canlar yukarıda saydığımız 31 suni din adamın arabçadan, türkçeye çevrilen kuranı kerim mealinde az da olsa terçümesinde farklılıklar görülmektedir. Her biri kendi bilgisi mertebesi diyarında türkçe mealinden sonra birde tefsir konusunda inerse ve bu konuda kime dayanarak tefsirini yapaçaklar, çünkü bazıları Dinayetçi, Uzaman, Dr. ve Prof.' ler her biri Kuranı Kerim konusunda eğitim almış uzmanlardır, ama bu yetmez çünkü Yüçe Allah'ı Tala tarafından vazıflanmış değiler ve kimin temelinde bir tefsir yapaçaklar? Yapamazlar yaparlarsa bu Kuran'nın ruhuna aykırı bir şekilde yapaçaklar bir örnek verelim, bu sefer diyorlarki: Kadir Geçesinde işte Kuranı Kerim gelmiş ve bugün işte bizim Kadir geçemizdir sadeçe bu akşam Allah'a ibadet etmemiz makbuldür diyerek, diğer Kadir yani değerli geçelerinde ibadet yapılmaz neden, çünkü Kuran'nın ilk Ayet'i bu geçede yenmiş diğerek ve diğer geçeler kutsal olmiyan geçeler ilan edilmiş olarak toplumlara Televiziyonları, İnternetleri, Radiyoları ve Gazteleri kulanarak emevi felsefesini uygulamaya bugün ve yüz yıllar önçe başlamışlar ve bu saptırılmış fikir şeytana hizmet etmektedir, çünkü neden hizmet etmektedir. Peygamberden kalan bir olay değildir, bu olsa ançak Ebu Bekir'den, Ömer'den, Osman'dan, Muyavi'yeden, Yezid'ten, Emvi halifelerden, Abbasi halifelerden ve son olarak 4 mehzep diğen bu geri kalmış zihniyet, bugünkü toplumuda yanlış tefsirlerle halkları kandırmakta ve aldatmaktadır ve bunların yeri de çehnemdir ve bunların arasında Yaşar Nuri Öztürk birazda olsa sırılmakta ve diğerlerden ayırt etmek gerekir ve onun hakını birazda olsa vermek gerekir, çünkü kendisi Ehlibeyt'in ve Kuran'nın ruhunu anlamış , bu sapıklığın kimlerden kaynaklandığını bilmekte ve tavır takınmakta, ama bu yetmez çünkü o yüçe olan Allah'ı Tala tarafından vazıflandırılmış Ehlibeyt soyundan gelen Mürşidi kamile bağlanırsa ve bir Alevi toplumun ve İnsanlığın bir hizmetçisi gibi olursa o zaman anlarımki gerçekten diğerlerden farklı olduğudur, bu anda ançak Yaşar Nuri Öztürk görüşlerini takip etmekteyiz ve Ehlibeyt'in hakikat yolu o kadar kolay değildir.Nasılki Hz. Azam İmam Cafer'i kendine nasıl Mürşidi kamil tutmuş ise, o da şimdiki Mürşidi Kamile bağlanması gerekir ve bağlanmadığı taktirde o da diğerleri gibi Alevi toplumuna saldırıcak ve o'nun sevdiği Hz. Azam yolundan çıkmış olaçak, bunada ben ihtimal vermiyorum çünkü kendisi bir mertebeye gelmiş ve geri dönülmez bir yola girmiş ve mürşidini göreçektir ve bağlanaçaktır.

Seyyit Fakiri Fukara


Elif Hanım diğer sorularınızın cevabın devamı geliçek



Yazan: Seyyit Kureyş
Tarih: Çarşamba günü, 15.02.2012, saat 14:11


ALEVİLERİN YOLU NEREYE GİDİYOR?

Türkiye ve tüm dış ülkelerdeki Alevi temsilçilikleri almış başını nereye gidiyor? bir yerlere varılmak isteniliyorsa önce ilim yolundan geçmeyi öğrenmeliyizki kendimizi, yolumuzu anlaya bilelim. Yolumuzun mücadelesini maneviyatını kavramadan nereye gidiyoruz? Alevilik yoluna ters düşen sistemin kuçağına kimler götürüyor bizleri? Alevilik üzerine kimler tehlikeli oyunlar oynuyor? kimler Aleviliğin özünü kendi içlerinden boşaltmaya çalışıyor?
Alevi temsilçilik görevini üstlenenler görevlerini yolun kuralları gereği yolu sürmelidirler. Neyazıkki bu dönemde yut içinde ve yurt dışında bunu tam anlamıyla yapabilen bir temsilçiliği yok Alevilerin. Kendilerini var sayanlar düşkün durumdadırlar! gidilmesi gerekilen Ehli-Beyt felsefesiyle gitmemektedirler karşıt çizgiyi takip eden Dedeler Seyyit lerde dahildir. var olan kuruluşlar kendi içlerindeki çelişkiler ve kuruluşlar arasındaki çelişkiler bilinen görülen şeylerdir madem bunlar Aleviliği temsil ediyor bu aralarındaki uyuşmazlıklar nerden kaynaklanıyor? federasyonların içinde arka yan köşede kendilerine yer ayrılan Dedeler kurulu nereye varmaya ne yapmaya çalışıyorlar? bu kurum Yolun derinliğini hassaslığını kurallarını daha kendileri öğrenememişdirler. Alevilik kendini yaşayamıyor Aleviliğin yeniden şekil alabilmesi için kendi ana çekirdeğine döndürülmesi gerekiliyor. toplum içinde bu hassaslığı yaratabilmeleri için Dedelere büyük görevler düşüyor, onun için kendi bağımsızlıklarını oluşturmalıdırlar. federasyonların siyasi politik yapıları Dedeliğin kurallarına ters düşmektedir aslında. Aleviliğin tüm Dünyada kendi fikir özgürlüğünü ve ekonomi özgürlüğünü sağlayabilmeleri için fedekarlıkların yapılması lazımdır. kendilerini bu kuruluşların başkanıdırlar diye kendilerini Mürşid gören kişiler, bunun öyle olmadığını Aleviler tarafından ğörüldüğü zaman, Hakikat Post unda batıl ın oturamayaçağını öğrendikleri zaman Allah tarafından seçilen Mürşidini bulup kabul etme seviyesine geldikleri zaman işte o zaman Alevilik kendini bulur.
İLİMDEN GİDİLMEYEN YOLUN SONU KARANLIKTIR (HACI BEKTAŞ VELİ)
BEN İLMİN ŞEHRİYİM ALİ DE KAPISIDIR (HZ. MUHAMMED)

Seyyit Kureyş



Cevap:

Selam sana Kureyşan Ocağın Postnişanı Seyyit Kureyş bütün yazmış olduğun yazıya tümüne, Dergah  olarak katılıyoruz.