Kerbelâ'nın ve Aşure'nin gerçekleri



Kerbela ve Aşure konusunda İslam bilginleri, kendileri vakıf olduklarını ve çeşitli bakış açılardan tarih masasında irdelemeye çalışmaktalar. Bu değerli bilginlerimiz, birde kendileri T.C'nin
Diyanetin'de çalışıyorlarsa gelde o zaman irdelenen tarih masasına bak, hangi sapık gerçekleri kendilerinçe doğru olup Allah'tan korkmadan, zavalı Sünni toplum içinde ve onların beyinlerinin derinliklerinde, kayıt etirmeye çalışmaktalar.

Çarerkan Dergah'ından siz değerli Çanlara ve o yüçe Hüdah'nın (Allahu Tala'nın) sevgisini kalblerinizde ve ruhunuzda taşıyan tüm taliblerimize selam olsun.

Tarih masasına koymadan önçe, Kuran-ı Kerim'in Bakara Süresin'de 41'nçi Ayetin'de şöyle bizi uyarmaktadır.


Elinzdekini (Tevrat'ın) tasdık ediçi olarak
indirdiğime (Kuran'a ) iman edin. Sakın
onu inkar edenlerin ilki olmayın! Ayetlerimi
az bir karşılık ile satmayın, yalnız benden
( benim azabımdan) korkun.


41. Ayet'in açıklaması: Tevratan – Kuran-ı Kerim'e kadar Şeriat çizgisini devam etiğini ve içinde kapsadığını ve tasdık etiğini ve İnsanların şeriat çizgisinin devam etirmesini ve Kuran'ın yolunda gitmesini uyarmaktdır.

Mürşidi olmıyan bir toplumun, nereye kadar kendi imanını koruya bilir ve İmanı olmıyan bir Yezid gibi bir Emevi Halifesi karşısında kendine Müslüman diyen bir Küfe halkı nasıl kendini koruya bilir. Bunu fark eden Küfe eşrafı ve uluları Hz. Hüseyin'e biata hazırlanarak harekata geçmişlerdir.

Fuzuli Kerbela Şehitleri kitabında şöyle yazmıştır:

Hz. Hüseyin, Yezit'e biat etmediğinden dolay Küfe'de, Hazret-i Hüseyin taraftarları, Huyaa'lı Süleyman-ı Merd'in evinde toplanıp şu karara vardılar ki, Hazret-i Hüseyin'e yardım etmek ve ona arka olmak gerektir. Böylece kendisine sadakatlerini bildirsinler ve onun yanında Dünya veAhiret makamlarını bulsunlar.





Küfe eşrafı ve uluları güvendikleri yetmiş kimseyi ayırdılar. Aralarında Sedat oğlu Rüfaa, Müzahir oğlu Habip, Eş'as oğlu Mehmet vardı. Kadı'nın huzurunda yemin ederek el birliği ettiler ki, Peygamberlik ve Velilik hanedanına dostluk yolunda mallarını ve canlarını fedadan çekinmeyeceklerdir ve Ali oğlu Hüseyin'den başkasının hükümünü Küfe'de yürütmeyeceklerdir, diye Mektup yazıldı ve gönderildi.
Fuzuli Kerbela Şehitleri kitabında M. Faruk Gürtunca yazmıştır 279 S.

Değerli Canlar biz bu madi çemberli dünya'da Hazret-i Hüseyin'nin kerbela çölünde vermiş olduğu mücadelyi, bu ana kadar hiç görülmemiş, Hakk yolunda olan bu fedakarlık.

Hz. Hüseyin Çedin'den gelen Hakk ve Hakikat için mücadele kendisinde nurlaşdı ve zulüm, nefret tohumlarını dağıtan Emevi ve Yezid lanetlerinden halkı kurtarmak için, Halifelik için değil Hakikat'ın mücadelesine girişmiştir.

Bu Hakikat mücadelesi Tevrat'a ve İnçil'i Şerif'de Ninov'a (yani Kerbela) olaylarını anlatıyor ve bu zulüme katlanan Hz. Hüseyin'nin intikamının unutulmiyaçağının haberçisidir.

Değerli Canlar bilinki bu dünya'da iyi olduğu gibi, yanlışın ve fehsatında kol gezdiği bir yerdir. Bu dünya bir deneme yeridir ve insanlar kendi madi dünyasından ayrılıp, manevi dünyasına girmesi için'de mahkemesini kurması gerekmektedir.

Hz. Hüseyin Kerbelalullah, Yüçe Mevlamın o'na vermiş olduğu emaneti, yani koyunlarını bir Çoban gibi kurtlardan koruması için görevlendirmiştir ve fedakarlık istemiştir ve Yüçe Allah'ın İmamet'i ortaya çıkmıştır ve o'nun hakikat'ı var olan kötü nefslere, iblise ve Emevi'lere lanet olsun onlara karşı, yani 70 bin kişilik orduya karşı 72 kişiyle Hakikat mücadelesini kazanmıştır.

Hz. Hüseyin 10.Muharrem'de Şehit olması ile iligili sadeçe Peygamberimizin Hadislerin'de yazmamaktadır. Kerbela zulmünü anlatan ve destekleyen kitabı mukkades eski ahit Hz. Musa (a.s) Tevratı' nın 881'nçi sayfasında ve Nahum (a.s) bölümünde birinçi Bap'ta yazmaktadır.

Ninova ( kerbela ) zülmünün içir rabbin yezit'den alacak intikamını ve öldürüp neslinin ailesi esir götürülen üç gün, üç geçe yer bağrında yatan ahti ahir peygamberin torunlarının şehitlik vakasını şöyle vahi olunçağını asırlarça önçe Nahum Peygamber şöyleki bildirmiştir:

Kitabı Mukaddes'de (Tevratı'nın) 881'nçi Sayf. Bab1'de şöyleki kerbela'da olan zülmü şöyle bildirmistir Hz. Nahum (a.s):

1 Nineve'nin (Ninova'nın veya Kerbela'nın) yükü el koşlu Nahum'un rüyeti kitabın'da bildirmiştir.
2 Rab kıskanç ve öç alan Allah'tır. Rab öç alır ve gazapla doludur. Rab hasımlarından öç alır ve düşmanlarına kin tutar.
3 Rab geç öfkelenir ve kuvvetle büyüktür ve suçluyu hiç suçsuz çıkartmaz. Rabbin yolu kasırgada ve fırtınadadır. Bulutlar onun ayağının tozudur.

Açıklama: Hz. Nahum (a.s) evvel alınacak Ninova yani kerbela zulmünün intikamını alınaçağı Hz. Nahum tarafından söylendikten sonra Resulullah'ın Ehlibeyt'ine yapılaçak olan zulmü keza Hz.Musa (a.s) tevrat'ından aynen bildirmiştir.

Kitabı mukaddesin Tevrat'ı Şerif'in Hz. Nahum (a.s) 2'nçi Bab'ın 2 ayetinde Ninova'nın vaki olaçak zulmünü devamını şöyle anlatıyor:

2 Çünkü Rab Yakubun övündüğü şeyi İsrail'in öğün şey gibi eski haline getiriyor çünkü soygunçular onları soydular ve onların asma çıbıklarını soydular.
3 Yiğitlerinin kalkanı kızıl edildi zorlu erler allar giyindiler. Hazırlığı gününde cenk arabaları çeliklerin alevi ile parlıyor ve mızraklar sallanıyor.
4 Cenk arabaları deli gibi sokaklarda koşmakta ve meydanlardanda öteye beriye saldırmakta görünmüşler sanki meşaleler şimşekler gibi seğirtmedeler.
5 Büyük adamlarını anıyorlar yürüyüşlerinde sürçüyorlar onun çadırına seğirdiyorlar ve siperler hazırlanıyor.

Açıklama: Ninova'da Hz.Hüseyin'in 72 akraba ve arkadaşları kalkanları ile kana bulanıp şehit olarak al kana buladılar. (Halil Öztoprak, toplu eserlerinden.S. 151-156)




Tevrat'ı Şerif'in Hz. Nahum (a.s) 2'nçi Bab'ın 7. ayetinde Ninova'nın vaki olaçak zulmünü devamını şöyle anlatıyor:

Onları çıplak götürdüler güvercinler gibi sızladıkları dahi pek tabiidir.


Açıklama: Kırk tane kadın korku içinde yarı çıplak edip Şam'a götürürken her kadının önü sıra sevdiği başları mızrağa takıp götürdüler. O sırada gün tutulup yıldızlar göründüğünü, Kenzil Mesahip 415'nçi sayfasında yazılı. (Halil Öztoprak, toplu eserlerinden S. 151-156).


Tevrat'ı Şerif'in Hz. Nahum (a.s) 2'nçi Bab'ın 8. ayetinde Ninova'nın vaki olaçak zulmünü devamını şöyle anlatıyor:

Ve eski günlerden beri Ninova suların havuzu gibi idi, fakat onlar kaçmaktalar. Durun, durun diye çağırıyorlar, yüzünü çeviren yok.




Açıklama: Eskiden beri nahun akan Fırat havuz gibi göllenip dururken Hz. Hüseyin çadırındaki çocuklarına su getirmek için Ninova'nın (kerbela'nın) havuz gibi göllenen Fırat suyuna varıp ok yağmurlarına tutulanlara alay edilerek kaçmayın durun diye çağırıldığı halde dudakları susuzluktan kuruyup yüzünü sudan tarafa çevirmeyip döndüklerini kerbela tarihi gibi malum olay Hz. Hüseyin hakında yazmaktadır.


Tevrat'ı Şerif'in Hz. Nahum (a.s) 2'nçi Bab'ın 9. ayetinde Ninova'nın vaki olaçak zulmünü devamını şöyle anlatıyor:

Gümüşü yağma edin, altını yağma edin, çünkü yığın mallara, her çeşit değerli eşyanın zenginliğine sonu yok.

Açıklama: Hz. Nahum, Hz. Hüseyin'nin çadırlarını yağma için İbni Ziyad ve Ömer melunlarının emir verdiğini ve hatunların gümüş ve altunlarını yağma edip, o gün görmiyen bayanların her çeşit değerli ve sonsuz eşyalarını ve Hz. Hüseyin'in ve beraberindeki zengin hazinesinin yağma edildiğini




Hz. Nahum Tevrat'da vaki olacağını tarihde sanki yaşamış gibi yazmıştır.


Tevrat'ı Şerif'in Hz. Nahum (a.s) 2'nçi Bab'ın 10. ayetinde Ninova'nın vaki olaçak zulmünü devamını şöyle anlatıyor:

Boşluk ıssızlık yürek eriyor. Ve dizler birbirine çarpıyor, ve bütün bellerde ağrı var, ve hepsinin yüzü solmuş.




Açıklama: Ve günlerce gidilmekle arkası gelmiyen boşluk ve ıssızlık olan ( Ninova) yani Kerbela çölünün kimsesizliğinden korkunç kalan Hz. Hüseyin ehli beyitinin eriyip çarpan yüreklerini ve bellerinin kırıldığını, Hz. Hüseyin´nin şehit olduğu ve yüzlerinin solduğunu vakkadan olduğu gibi Tevrat yazıyor.



Tevrat'ı Şerif'in Hz. Nahum (a.s) 2'nçi Bab'ın 11.ve 12. ayetinde Ninova'nın vaki olaçak zulmünü devamını şöyle anlatıyor:

11. Aslanların idi, ve genç aslanların avlarının yedikleri yer nerede o yerdeki. Aslanla dişisi ve aslan yavrusu gezmekde idiler ve onları korkutan yoktur.

12. Aslan kendi yavrularına yetecek kadarını paraladı, ve dişi aslanların için boğardı, ve mağaralarını av ile, inlerine şikarla doldurdu.



Açıklama: ( VE ESEDULLAHULGALİP) yani' Allah'ın yenilmez ve galip olan aslan adını alan Hz Ali'nin Yahudiler zaferinde güçlü bir pehlivan ve ordular hücumundan korkmayıp Medine şehrine getirilen dolu ganimetlerin evladının başında geçecek olan Ninova vakkasının beyanatında bulunmuştur.


Eski ismi ile Ninova vakkası veya Nineve felahketi şimdiki ismi ile Kerbela vakkası adı ile bilinen ve kerbela çölünde Ehlibeyt'in kanı yerlere dökülen ve canı çöl toprağına serilen, Hz. Muhammed'in sevdiği tornunu ve Allah'u Tala'nın tüm insan alemine emanet bırakmış olduğu Ehlibeyt'in bir ferdinini Mürşidini ve 3. İmamı'nı şehit ederek Hühda'nın hakkikatına saldırılmış ve niçe insanları çehnem tutsağına Yezid laneti Şeytan'nın rehberi olmuş ve kara koyun misali, Mürşit'siz koyunları veya imanı zayıf olanları mezbehaneye veya cehnem yolunda önderlik ve rehberlik etmiştir.

Bütün bu olaylar Tevrat'a ve İncil'de insanlara bildirilmiştir ve Dinayet'in paralı Dini sünni Başkanları ve ne amaçladıkları belli olan, bu emevi tohumları ve Yezi'din yolundan katiyeten ayrılmak istemeyen ve onun felsefesini ve Kuran-ı Kerim'in içeriğini saptıran bir Türkiye Çumuhriyetin"nin bir yüzkarasıdır,  Dinayet  ve İmam Hatip okulları bu değerlendirme içerisine ala biliriz.

Bu Kurumun derhal yok edilmesi ve onun yerine Ehlibeyt'in hakikatını nüfus tutması gerekmektedir ve bunun gerçekleşmesi içinde tüm toplum genel bir eyitimden geçmesi ve hayat ibadetini, yani Dört kapı 40 Makamı hayatımızın içinde yer verip uygulamamız lazım olduğu kanat getirilmiştir.
Yazan: Fakiri Fukara